Alçı Sıva

Alçı Nedir?
Alçı, alçı taşı dünyanın varoluşundan bu yana bulunan düşük yoğunlukta bir taştır. İşlendikten sonra çok çeşitli kullanımı olan taş, bugün dünyanın birçok ülkesinde ev ve işyerlerinin duvar ve tavan kaplama malzemesi olarak kullanılmaktadır. Yanmazlığı ve dayanıklılığı ile tüm dünyada bina ve yangın sigortası otoriteleri tarafından kabul görmektedir. İnsan yaşamı için toksik olmayan alçı taşı, bitki ve hayvan yaşamını ise destekleyici nitelikte olduğundan iç mekan yapı malzemelerinin temel taşıdır.

Alçı taşı (jips) doğal olarak oluşan ve iki mol su içeren bir Kalsiyum Sülfat mineralidir. Bileşiminde iki molekül kristal su bulunan jipsin (CaSO4 2H2O), yarım molekül su kalcak şekilde, ısı verilerek uçurulması ve öğütülmesi ile elde edilen, suyla karıştırılınca tekrar katılaşarak bağlayıcılık özelliği taşıyan bir yapı malzemesidir.

Alçının Sahip Olduğu Özellikler
Yanmazlık
Isı Yalıtımı
Ses Yalıtımı
Hafiflik
İşleme ve onarım kolaylığı
Kolay şekil alma,kolay montaj
Bakteri üretmeme
Rutubet dengeleme
Yüzeye nefes aldırma
Yangın önleme
Her türlü yapıya uygunluk
Alçının kullanıldığı yerler
Kalkınmış ülkelerin tüketimleri incelendiğinde alçının inşaat sektöründeki önemi gün geçtikçe önemini daha fazla kazanmaktadır.

Günümüzde alçı taşı kullanımında, genel toplamın % 5’ i zirai amaçlı, %10-15 kadarı ise endüstriyel kullanım olarak adlandırılabilecek uygulamalarda tüketilmektedir. Geri kalan alçı taşının tamamı inşaat sektöründe kullanılan alçı türlerinin imalatında tüketilir.

Bu gün inşaat sektöründe kullanılan sıva alçısı, kartonpiyer alçısı, saten perdah alçısı ve makine sıva alçısı gibi toz alçı ürünleri kullanım miktarları gün geçtikçe artmaktadır. Bunun yanı sıra alçı ile hazır bina bölme duvarları, panolar, blok kriş ve tavanlar yapımında kullanılmaktadır

Alçının faydaları nelerdir?
Kapalı bir hacimde bulunan su buharı, hacmi çevreleyen dış yapı elemanlarının yüzeylerine temas ettiğinde soğuşarak yoğuşur ve yapı elemanlarının ıslanmasına dolayısıyla da elemanın yüzeyinde su lekelerine ve çiçeklenmelere neden olur. Alçı ise ısı iletkenliğinin düşük olması dolayısıyla yalnız yoğuşmayı geciktirmekle kalmaz, aynı zamanda boşluklarında önemli bir oranda ortam nemini ve kondansasyon suyunu absorbe edip, iç hacimde bağıl nemin azalmasını sağlayarak yoğuşmayı azaltır. Buna ek olarak nem azaldığında alçı kendi bünyesindeki nemi ortama vererek ortamın yeterli derecede nemli kalmasını sağlar ve bu suretle kaloriferli evlerde yaşam koşullarının iyileştirilmesine katkıda bulunur
Geleneksel bir yapı malzemesi olan alçı, ısı yalıtımı ve diğer olumlu özellikleri nedeniyle günümüzdeki yapıların duvar konstrüksiyonlarının estetik, konfor ve insan sağlığı açısından standardını yükseltecek niteliktedir. İnşaat sektöründe, doğadan kolayca elde edilip işlenebilen alçı malzeme kullanımının artması ile minimum enerji sarfiyatıyla yüksek performanslı ürün elde edilebilecek ve binalardaki ısı kaybı da azalacaktır.
Alçı malzeme doğru olarak ve uygun yerlerde uygulandığında, mimariye çok geniş imkanlar tanıyan ve yüzyıllarca bozulmadan kalan bir malzemedir. Ayrıca sanıldığının aksine alçı malzeme çimento ve kireç esaslı malzemelerden maliyet açısından daha ekonomiktir.

Sıva Nedir ?

Sıvanın Amacı

Sıvaların görevi sadece yapıyı güzelleştirmek değildir. Sıvanın, bunun ötesinde birçok önemli görevi vardır. Sıva, duvarların iç ve dış yüzeylerini, kaba yapının bütün derzlerini ve pürüzlerini örter. Sıva sayesinde duvar ve tavanlardaki düzgün olmayan yerler düzeltilir, içte duvar kağıdı ve boya için pürüzsüz alanlar oluşturulur. Fakat daha da önemlisi, sıvanın yapının nem miktarı ve ısı korunumu konusundaki ayarlayıcı etkisidir. Bundan başka sıva, ses yalıtımında ve genellikle yapının yangına karşı korunmasında vazgeçilmez bir etkendir. Sıva, çeşitlerine, yapıdaki kullanım alanına, tabaka olarak yapısına, sıva harcındaki bağlayıcı malzemelere, yüzeyinin değerlendiriliş şekline ve yapılışına göre çeşitlere ayrılır.

Sıva Çeşitleri

a) Normal Sıvalar: Duvarın dış havayla yeterli ölçüde nem alışverişini yani nefes almasını sağlar. Ortalama bir sertliğe sahiptirler.

b) Su Tutmayan Sıvalar: Normal sıvaların tersine özel harç yapılarıyla üzerlerindeki nemin içerilere girmesini, oda veya dışarıyla olan nem alışverişini azaltmadan engellerler.

c) Suyu Yalıtan Sıvalar: Bunlar sadece su almamakla kalmayıp, ayrıca su basıncına karşı dayanıklı olan sıvalardır.

d) Ses Emen Sıvalar: Bunlar çok gözenekli ve köpüklü sıvalardır. Özel katkılar (örneğin: mineral elyaf veya şişirilmiş maddeler) kullanılması sebebiyle gevşek bir yapıya sahiptirler. Böylece diğer sıvalara göre daha fazla ses emici etkileri vardır. Ses emen sıvalardan özel bir sertlik beklenmez.

Sıvanın Kullanım Alanları

Dış duvar sıvaları, dış duvarların dış yüzeylerinde, iç duvar sıvaları ise duvarların iç yüzeylerinde kullanılırlar. Bunlara ek olarak, dış tavan sıvaları, yapının atmosferik etkilere maruz kalan elemanlarının alt taraflarında (örneğin balkonların altında), iç tavan sıvaları ise kat tavanlarının veya iç merdivenlerin alt taraflarında kullanılırlar.</>

Sıva Yüzeyi

Sıva yapılması gereken alana denir. Sıva yüzeyinin yapısına göre harç ve sıvanın cinsi değişir. Hava şartları yani, soğuk, sıcak, ıslaklık, güneş ışınlaması veya kuraklık sıva yüzeyinin ve böylece sıvanın özelliklerini etkiler. Sıva yüzeyi, sıvanın her bölgede aynı kalınlıkta uygulanabilmesini sağlayacak şekilde, düzgün olmalıdır. Sıva yüzeyi tozdan arınmış ve temiz olmalı, sıvaya zarar verecek bombeler yok edilmelidir. Bundan başka, sıva yüzeyi pürüzlü olmalıdır, eğer yüzey pürüzsüz ise pürüzlendirilmeli veya ince bir püskürtme sıvayla kaplanmalıdır. Sıvanın uygulanmasından önce bu tabakanın yeterli derecede priz yapmış olması gerekir. Emici özelliği fazla olan sıva yüzeyleri önceden ıslatılmalıdır. Donmuş sıva yüzeyi sıva ile kaplanamaz, elverişsiz bir sıva yüzeyi üzerine, sıva taşıyıcı elemanlar tatbik edilerek (örneğin sıva filesi) sıva yapılmalıdır.

Sıva Tabakaları

Bir sıvanın farklı uygulama basamaklarını belirtir.

1. Sıva tabakası olarak şunlar söz konusudur.

a) Püskürtme Tabaka: Alt yüzey ve gerçek sıvanın daha iyi bağlanmasını veya sıva yüzeyinin çok zayıf, çok güçlü veya değişken emici özelliğini dengelemek için yapılan işlemdir.
b) Alt Sıva: Çok tabakalı sıvanın taşıyıcı tabakasıdır.
c) Üst Sıva: Çok tabakalı sıvalardaki en son kat sıvadır. Ayrıca dış sıvalar için hava şartlarına karşı dayanıklı olması gereken üst tabakadır.

2. Tek Tabakalı Sıva: Sadece alçı sıva da söz konusu olup, tek tabaka halinde uygulanan sıvadır.

3. Çok Tabakalı Sıva: Birkaç tabaka halinde uygulanan sıva olup, iki çeşittir:

a) İki Tabakalı Sıva: Püskürtme tabaka ile birlikte üst sıvadan ya da alt sıva ile birlikte üst sıvadan meydana gelir.
b) Üç Tabakalı Sıva: Püskürtme tabaka, alt sıva ve üst sıvadan meydana gelir. Sıvanın yapısı, yapılış amacına, emicilik özelliğine, sıva yüzeyinin pürüzlülüğüne ve dış sıvalarda hava şartlarına göre değişir. Kural olarak alt sıvanın, üst sıva kadar sert olması gerekir.

4. Sıva Harcı: Genelde bağlayıcı maddelerine göre isimlendirilir, örneğin, kireç kaymağı harcı, kireçli çimento harcı, kireçli alçı harcı, alçı harcı.

Sıvaların Görevleri ve Özellikleri

Kullanım alanına göre sıvanın şu şartları yerine getiren bir çok görevi vardır.

Sıvanın Dayanıklılığı: Öncelikle sıva harcının karışımının doğruluğuna, tabakaların yapılarının ve tekniklerinin doğruluğuna bağlıdır. Bunlardan başka dayanıklılık, sıva yüzeyinin söz konusu sıva türüne uygun olup olmadığına, sıvanın ustaca uygulanıp uygulanmamasına ve sonraki işlemlere bağlıdır. Sıvanın kullanılışına göre dayanıklılık, başka şartları da yerine getirmek zorunda kalabilir. Örneğin sıvaların hava şartlarına ve darbelere dayanıklı olması istenir. Genel olarak bir sıvadan şunlar beklenir:

a) Sıva yapılacak yüzeye ve tabakalar arasında iyi bir tutunma,
b) Sıva yüzeyi ve tabaka arasında boşlukların olmaması,
c) Her bir sıva tabakası içinde doku ve tabaka kalınlıklarının farklılık göstermemesi,
d) Yeterli sertlik,
e) Özellikle aşınmaya ve dökülmeye karşı dayanıklılık,
f) Homojen ve lekesiz bir görünüm,
g) Dış etkilere karşı dayanıklılık

Hava Şartlarına Karşı Dayanıklılık: Dış sıvalarda dayanıklılık özelliğine eklenmesi gereken bir özelliktir. Dış sıva sadece belli aralıklarla gelen yağmur ve güneş etkilerine karşı dayanıklı olmaktan başka, don ve kırağıya karşıda sağlam olmalıdır. Yani sıva belli bir nemlenmede de dona karşı dayanıklı olmalıdır. Bundan başka, belli durumlarda kırılmadan veya patlamadan hareket etme olanağı sağlayan bir ısı genleşme değeri olmalıdır. Ayrıca boyası ışıktan ve hava şartlarından etkilenmemelidir, sıvalarda, bağlayıcılarla çözülmeyen veya rengini kaybetmeyen boyalar kullanılmalıdır. Örneğin, kireçli sıvalarda kireç boyası, çimentolu sıvalarda çimento boyası, renklendirilmiş yüksek nitelikli sıvalar son derece uygundur.

Dış Sıvalar: Suyu yalıtan sıvalar haricinde, duvarın bir miktar nemini, gözeneklerde su hareketi ve buhar geçirgenliği sayesinde, buharlaşmak üzere yüzeye iletebilmelidir. Yani duvarın nefes almasını sağlamalıdır. Burada söz konusu olan hava geçişi değil, nem alışverişidir. Burada önemli nokta, nemin, ısı akışının yönünde, yani kış mevsiminde içten dışa doğru, ilerlemesidir. Normal(gözenekli) sıva her zaman bu tür bir teneffüs sağlar.

Isı İletim Değerleri: Sıvaların ısı iletim değerleri, sıva harcının cinsine ve sıvanın nemine göre, dış sıvalarda 0,70 ile 1,30 kcal/m h °C arasında, iç sıvalarda ise 0,40 ile 0,90 kcal/m h °C arasında değişir. Dış sıva kalınlığı azami 20 mm, iç sıva kalınlığı da genellikle 15 mm olduğu için, pratikte sıvanın ısı yalıtımında diğer faktörlere göre daha az rolü vardır. Buna karşı, en başta duvarın teneffüsünü, yani dış ortamdan nem girişinin engellenmesi ve dışa doğru hareketini sağladığı için, ısı yalıtımını yine de etkiler.

Sıva, yapı elemanlarının ses yalıtımında da etkilidir. Gözenekli yapı bloklarından örülmüş duvarlarda ancak sıva, verimli bir ses yalıtımı sağlar. Tek tarafta sıva uygulanmasıyla da ses yalıtımı etkisi görülür. Ancak iki tarafın da sıva ile örtülmesiyle bu etki önemli bir artış göstermez. Sıva kalınlığı olarak iç ortamda 15 mm yeterlidir. Çimento ve kireçli çimento sıvalar (örneğin dış duvarlardaki yüksek vasıflı sıvalar) ses yalıtıcı etki açısından, alçı sıvalardan genellikle üstündür. Gözenekli levhalardan yapılmış basit duvarlarda, sıvanın ses yalıtımı çok daha etkindir. Hafif yapılı, çift ve çok tabakalı duvarlar ve kat tavanlarında bükülemeyen sıva, bükülebilir taşıyıcı tabakayla birlikte istenen ses yalıtımını sağlayabildiği için, n yapı elemanının önemli bir parçasını oluşturur. Burada sıva, en az 20 mm, sıva taşıyıcılarda da (tel dokular, hasır dokular, çentikli metal levhalar) 25 mm kalınlığındadır.

Sıvanın bütün yapı elemanları için DIN 4102 ye göre yangından koruyucu etkisi vardır. Böylece ahşap yünü levhalar sadece sıva ile örtüldükleri zaman yangından koruyucu etki yaparlar. Betonarme tavanlarda, tavan sıvasının büyük önemi vardır. Asgari 15 mm kireçli çimento sıvayla kaplanmış betonarme tavanlar, sıvasız tavanlara göre, üç kat daha uzun süre ateşe dayanıklılık gösterirler.

Yüksek Vasıflı Sıvalar: Fabrikalarda hazırlanan, hava şartlarına karşı dayanıklı çimento bazlı sıvalardır. Bu tür kuru harçların hazırlanmasında özellikle ince boyutlu silis veya kireç spatlı kumlar, iri boyutlu dolgu ve özel bileşimli bağlayıcılar kullanılır. Yüksek vasıflı sıvalar en çok taraklı olarak uygulanır. Bunun nedeni de bu sıvaların dayanıklılığıdır. Kazıma sonucu bağlayıcı madde tabakasında ve yüzeydeki gerilim yok edilerek çatlama tehlikesi bir anlamda önlenir. Bundan başka yüzey, pürüzsüz yüzeylere oranla daha da büyümüş olur. Bu da sıvanın nefes alma ve buhar geçirgenliği özelliğini arttırır.

Yıkama sıvası: Harçta kullanılan malzemelerle ulaştıkları sertlik değeri açısından taş kırıntılı sıvalarla benzerlik gösterirler. Bu ikisi arasındaki ana fark sıvaların yüzey işlemlerindedir. Yıkama sıvaları bildiğimiz çakıl taşı veya mozaik tanecikleri ile veya bu iş için yapılmış kuru harçla birlikte kullanılır. İyi bir yıkama sıvasının hazırlanması harç malzemelerinin doğru ve ustaca kullanılmasıyla yapılır. Bu nedenle yıkama sıvasını, yüksek vasıflı sıva imal eden fabrikalardan tedarik etmek daha doğru olur. Bu harcı sadece su katarak mala ile yumuşatmak gerekir. Burada beyaz çimento sayesinde parlak renkler sağlanır.

Su Yalıtımı Sağlayan Sıvalar: Bodrum katlarında duvarların iç ve dış kısımlarında özellikle kullanılır. Sıvayı su geçirmez hale getirmek için harca su tutucu malzemeler (yalıtıcı malzemeler) katılmalıdır.

Alçı Sıva: Kolay işlenebilirliği, çabuk çözülürlüğü ve kolay şekillendirilebilirliği nedeniyle en elverişli iç sıvadır. Saf alçı sıva için 10 mm’ lik kalınlık yeterlidir. Saf alçı sıvalar bir kerede uygulanır. Burada alçı akıcı olduğu sürece, alt yüzeye iyi bağlanacak şekilde rahatça fırlatılabilir. En sonunda artan alçı, düzeltici ince sıva olarak bütün yüzeye sıvanır. Saf alçı sıvanın yanısıra günümüzde, gözenekli ve tutucu özelliği olan alçı-kum sıvalar da kullanılmaktadır. Bu sıva alt yüzeye çok iyi bağlanır. Alçılı sıvaya yapısı ve rengi için, öğütülmüş renkli doğal taşlar ilave edilebilir. Kireç ilavesiyle (alçılı kireç sıva), saf alçı sıvaya kıyasla alt yüzeye tutunma arttırılabilir. Kireç kaymağı harçlı sıvalar, sınırlı elastiklik, çabuk donma ve sıva yüzeyinden daha sert olmama avantajlarını sağlarlar. Buna karşılık, yağmurlu havalarda çok fazla nem aldıklarından, hava şartlarına karşı düşük bir dayanıklılık gösterirler, aşınma nedeniyle hasar görürler.

Sıvaların yüzey şekli yapı fiziği açısından son derece önemlidir. Pürüzsüz sıvaların dış kabuklarında bağlayıcı madde oranı çoktur. Bu nedenle çabuk kabarır ve çatlarlar. Çatlaklar derin değildir, fakat sıva içerisinde önemli ölçüde ilerleyerek, ileride dökülmelere neden olabilirler. Güçlü bir yapısı olan kaba sıva içinde su kesecikleri oluşur ve kolaylıkla kirlenir. Taraklı sıva daha avantajlı olup, sıvanın sert dış kabuğu kesildiğinden havadaki CO2’ nin sıva harcına girişi kolaylaşmıştır. Sıva bu sayede çabuk sertleşir. Püskürtme sıva da elverişli bir sıva sayılır, fakat taraklı sıva gibi sıva kalınlığının ölçülememesi bir dezavantaj oluşturur. İki senelik dış sıvalar üzerinde yapılan araştırmalar sonucu, sıvaların nem tutuculuğunda kapiler yapının belirleyici etken olduğu saptanmıştır. Bunun nedeni, kapilerler yolu ile iletilen akıcı nem kütlesinin miktarının, buhar halinde giren nem miktarından çok daha büyük olmasıdır.

Çeşitli Zemin ve Ortamlarda Sıva Uygulamaları

Tuğla Duvar Üzerine Sıva

Harcın kapilar emme özelliği, sıva yüzeyininkiyle aynıdır veya uygun şekilde ayarlanabilir. Tuğla duvarın ısı genleşme katsayısı ile kabarma ve büzülme değerleri çok düşüktür. Tuğla, duvar derzleri yardımıyla sıvaya mikro düzeyde bir mekanik tutunma sağlar ve sıvanın suyunu emer. Sıvayı taşıyacak duvarın yoğunluğu ve sertliği, sıvanınkilerden büyüktür. Dışa doğru bir sertlik azalması gereklidir.

Dış sıva ve tuğla duvarın ısı iletim özellikleri, yaklaşık olarak birbirine eşittir ve sınır yüzeyinde sıcaklık gerilimleri meydana gelmez. Yağmur yağarsa emme özelliği olan duvar, gözenekli sıvadan suyu emer, zararlara yol açmadan depolar ve ileride daha elverişli klima şartlarında dışarı verir. Nemin girdiği ve su buharının çıktığı yüzeyler aynı büyüklüktedirler.

Tuğla yapılarda hava şartlarından korunma, sadece dış sıva ile değil, sıva ve duvarın oluşturduğu bütünlük sayesinde sağlanır.

Hafif Beton Üzerine Sıva

Tuğla duvar örgüsü günümüzde yerini hafif betona terk etmektedir. Tuğla yerine hafif beton duvar üzerine uygulanan sıva şu değişikliklere maruz kalır:

• Hafif betonun önemli bir kapiler emme özelliği yoktur. Emici sıva ve emici olmayan sıva yüzeyinin çelişkisi, daha sıva uygulanması sırasında ortaya çıkar. Sıva yüzeye zor tutunur.

• Elemanlar büyümüştür. Tuğlanın oluşturduğu küçük elemanın yerini büyük beton bloklar almıştır. Hafif betonun ısı genleşme katsayısı tuğlanınkinden büyüktür. Büyük elemanlar sıcaklık ve nem etkisi ile daha büyük hareketlerde bulunur.

• Hafif beton duvar, tuğla duvarın aksine sıvaya ne mikro ne de makro düzeyde bir tutunma sağlar. Bu nedenle sıvaya sertliği arttırıcı bağlayıcı malzeme ilave etme zorunluluğu doğar, bunu sağlamak için de sıvaya genellikle çimento ilave edilerek, eskisinden daha sert ve sızdırmaz bir sıva elde edilir.

• Hafif beton kullanılmasından dolayı, sıvayı taşıyacak olan duvar gövdesinin yoğunluğu ve sertliği azalmıştır. Sertlik düşüşü bu sefer ters yönde gerçekleşmekte olup, duvar ve sıva tabakası arasında bir zıtlık meydana gelir.

• Sıvanın ısı iletme özelliği, sıva yüzeyininkinden büyüktür. Yalıtıcı hafif beton, güneşlenme sonucu sıvada oluşan ısıyı güçlükle iletir. Sıvada bir ısı birikmesi meydana gelir ve sıva soğurken içeriden hiç ısı gelmez.

• Yağmur yağdığı zaman tuğla duvarın aksine, hafif beton duvar dış sıvadan su çekemez. Aksine nemden korunması gerekmektedir. Bu da su tutmayan, hidrofob bir sıvanın kullanılmasını zorunlu kılar. Hidrofoblaştırıcı madde dış etkilere maruz kalan üst sıvaya katılır. Bu sebeple sıva ve duvar arasında tam bir tezat oluşur. Sıva tek başına, özel bir yapı fiziği karakteri olan, sızdırmaz bir kabuk oluşturmaktadır. Sadece duvardan daha sert ve sızdırmaz değildir. Aynı zamanda daha hareketli ve kırılgandır, içinde sürekli basınç ve çekme kuvvetleri oluştuğundan sıva kabuğu kolaylıkla kabarabilir veya kırılabilir. Kabarma ve büzülme gerilimleri bir çatlak oluşmasına neden olur.

• Duvar gövdesinin yoğunluğu, sertliği ve ısı iletim özelliği azaldıkça ve dış sıvanın yoğunluğu, sertliği ve bağlayıcı madde oranı arttıkça, sıva ve duvar arasındaki tezat büyür. Bu durumda duvar ve sıva artık fonksiyonel bir bütün oluşturmamaktadırlar. Sistem, sert iklim şartlarına maruz kalırsa tamamen etkisiz kalması şaşırtıcı bir olay değildir. Hidrofoblaştırılmış bir sıvadaki çatlak oluşumları, gözenekli bir sıvaya göre daha kötü sonuçlara neden olabilir. Çünkü duvar gövdesine giren bir nemin, hidrofob dış sıvandan dışarı doğru buharlaşması çok zordur. Su alım ve su buharlaşma alanları artık bir birbirinin aynı değildir.

Gittikçe daha fazla sayıda uzman, hafif beton zemin üzerinde harç sıvanın güvenilir bir nem korunumu oluşturamadığını ve daha nitelikli bir koruma tabakasının kullanılması gerektiğini savunmaktadır. Sözü edilen tezat, gözenekli betonda çok büyür ve gözenekli betonun korunum tabakasının harçtan yapılmaması gerektiğini düşündürmektedir.

• Hafif beton, inşaat yerinde de sıvansa, fabrikada sıva benzeri korunum tabakalarıyla da kaplansa, sıva harcının alt yüzeye uygun olması gerekir. İnşaat yerinde uygulanan sıva harcı çabuk tutunmaz. Bu nedenle çok kalın bir harç tabakası sarkmalara, buradan da yatay veya eğri çatlamalara neden olabilir, inşaat yerindeki uygulamalar için şu kurallar geçerlidir;

a) Kaba yapı montajı ve sıva işlemleri arasında mümkün olduğunca geniş bir zaman süreci bırakılmalıdır.
b) Sıva yüzeyinin eşit dağılmış bir emme özelliği olmalıdır. Alt sıvadan daha sert olmamalıdır. Delikler ve kırılmış kenarlar harçla düzeltilmelidir. Oyuklar ve açık ek yerleri olmamalıdır.
c) Sıva tabakalarının kalınlıkları her yerde eşit olmalıdır. Kesitteki yükselmeler çatlamalara neden olur. 20 mm kalınlığa kadar olan sıva tabakaları normal sayılmaktadır, kalınlık az olursa, su sıva içinden geçip gider, kalınlık fazla olursa harç şişer ve nemli kalır.
d) Alt sıvanın bağlayıcı madde oranı, üst sıvanınkinden büyük olmalıdır (içten dışa doğru sertlik azalması kuralı).
e) Sıva kumları temiz olmalıdır.
f) Üst sıvaya hidrofoblaştırıcı katkılar ilave edilmelidir. Islak sıva üzerine sıva yapılmamalıdır.
g) Hazır sıva çatıdan, oluklardan veya pencerelerden akan sularla ilaveten ıslanmamalıdır.
h) Sıva harcı metal, ahşap, ağır betonla doğrudan kontak halinde olmamalıdır. Bu durumlarda bağlantı, macunlu derzlerle sağlanmalıdır.

Ahşap Yünlü Hafif Yapı Levhaları Üzerine Sıva

Çimentolu ahşap yünü levhalar üzerine doğrudan uygulanan sıva, eğer levhalar betonla iyice sağlamlaştırılmışlar ve kendi başlarına hareket edemiyorlarsa, deneyimlere göre en verimli sıva olur. Burada da bütün derzler ve köşeler tel örgü ile örtülmeli veya sıva, uygun bir sıva taşıyıcı eleman üzerine sıvanmalıdır. Bu iş için en uygun sıva taşıyıcı eleman, telleri korozyona uğramayan ve sıvayla birlikte iyi bir aderans sağlayan tel örgü taşıyıcıdır. Ama her sıva taşıyıcı çekme gerilimleriyle, esnediği için, sıvadaki ince çatlakları tamamen engelleyemez. Bu nedenle büyük sıva alanlarını ve sıva taşıyıcı tabakalarını dilatasyon derzleriyle kesmek gereklidir.

Ahşap yapı levhası üzerine dış sıva, püskürtme tabaka çimento harcı, alt ve üst sıva olmak üzere en az üç kattan meydana gelmelidir. Alt ve üst sıvanın kalınlıkları toplam 20 mm olmalı, üst sıvanın çimento oranı da alt sıvanınkinden daha az olmalıdır. Bu sıva yüzeylerinin dilatasyon derzleriyle asgari 10 m2 ’ lik alanlara bölünmesi tavsiye olunur. Böyle bir hareket beraberinde başka problemler de getirir. Yapı fiziği açısından bu teknoloji, elverişsiz olarak tanımlanmak zorundadır. Başarı kesin değildir. Metot tezatlar içermekte olup, risk büyüktür, işçi ücreti de masrafların yaklaşık % 85’ ini oluşturmaktadır.

Yüksek ve Dağlık Bölgelerde Dış Sıva

Yüksek ve dağlık bölgelerde yapılacak yeni yapıların dış sıvaları için aşağıdaki kurallara dikkat edilmelidir:

• Sıva işleminden önceki ve sonraki hava şartları göz önüne alınmalıdır. Özellikle sıva işleminden sonra don olayı görülmemelidir.
• Kaba yapı yeterli ölçüde kurumuş olmalıdır. Eğer sonbahar yağmurları duvarları ıslatmışsa sıva yapılmamalıdır.
• Kaba yapı ve sıva işlemleri arasında mümkün olduğunca geniş bir zaman aralığı bırakılmalıdır.
• Duvarlar yükselen yüzey nemine karşı iyi yalıtılmış olmalıdır. Sıva, sıçrayan suya ve kara karşı iyi korunmalıdır.
• Duvar malzemesi donmalara karşı dayanıklı, sıva yüzeyi sıkı, temiz ve çatlamaz olmalıdır. Çatlamış tuğlalar ve oyuk derzlere yer verilmemelidir.
• İyi bir sıva karışımı kullanılmalıdır. Kireç kaymağı harçlı üst sıva, deneyimlere göre sorun yaratmaktadır. Bu nedenle en az çimento takviyeli sıva kullanılmalıdır.
• Açık gözeneklere suyun rüzgar tarafından sıkıştırılmaması için dış sıvaya hidrofob katkılar ilave edilmelidir. Hidrofob katkı içermeyen sıva, uygulandıktan ancak haftalar sonra donabilir.
• Makine ile uygulanan sıva kolaylıkla kabarma ve çatlamalar gösterebilir. Pratikte kabuk şeklinde dökülmeler görülür. Bu nedenle yüksek bölgelerde makineyle sıva yapılmamalı, geleneksel şekilde elle sıvanmalıdır.
• Sıvanacak duvarların ısı yalıtım değeri, sağlıklı bir şekilde ölçülmelidir. Duvarlar içten dışa doğru nemlenmemelidir. Yağmur boruları, askılar vs., alışılmış soğuk iklimler için geçerli olmayan ve hasar görünce ilave nemlenmelere yol açabilecek kırılabilir PVC’ den yapılmamalıdır.